Takip Et

Yüz Fikir-Polemik

Yine-Yeni-Yeniden!

Eski, yararsız olan ne varsa muhasebesini yapmalı, geriye düşüşlerden dersler çıkararak doğru yöntemlerle, yeni politikalarla, taktiklerle günü, yarını örgütlemeliyiz. İlkeler ve program ışığında, geleceğimize yönelik her türden saldırılara karşı, biran önce ayağa kalkmalıyız.

Güncel olan örgütlenmek, örgütlü mücadele etmektir.  Bireylerin örgütle ilerlemesi, fikirsel ve pratiksel bütünlüğü yakalaması açısından elzem olandır. Dinamiği kitle olmayan, yoldaşlık bağlarını küçük-burjuva yaşamının içerisine sıkıştıran her birey, yapı yozlaşmaya-gerilemeye ve yok olmaya mahkumdur.

«Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez» şiarını benimsemek, bu temelde faaliyet rotamızı biran önce proletarya ve emekçilerin yoksulluk-yoksunluk çelişkilerine çevirmek, yükselen grev direnişlerini, artan kadın katliamlarına karşı gelişen isyanı, kolektif kazanımlarını gasp etme ve sınır boylarını genişletme fiiliyatına karşı  Kürt Ulusu’nun direnişini sahiplenmekle ve örgütlü mücadele etmekle mümkün olacaktır.  Taktiksel olarak kazanılan tüm mevzileri koruyarak, kitleyle ilişkilenmek, yaşanılan sorunların temelini aktarmak, bu sömürü saltanatının ancak ve ancak onlarla aşılabileceğini vurgulamak durumundayız…

Devrim ve demokrasi mücadelesi seçim süreçlerine sıkışarak daralmış ve sınıf mücadelesi demokratik siyaset alanındaki mücadele ya da seçimlerle sınırlanmıştır.

Tüm bunların yanında, Türkiye-Kuzey Kürdistan halkları içte ve dışta faşist blokların siyasal krizlerinin ceremesini ekonomik bağlamda yaşayarak yoksulluklarını pekiştirmektedir. Tanzim satış noktaları gibi  günü kurtarma hamleleri ile aslında durumun ne kadar vahim olduğunu faşist iktidar kendi eliyle gözler önüne sermiştir. Yasalaştırdığı reform paketi ile işçilerden kıdem tazminat haklarını gasp ederek, alenen ekonomik çöküşü tüm dünyaya ilan etmiştir. Sindirilmiş bir toplumun, sokağa çıkması, alınterine-emeğine daha yüksek bir dirençle sahip çıkması mücadele ile sağlanabilir.

Tarihsel görevler için öne çıkmalı, değerleri pratikle yaşatmalı!

Deniz, Mahir, Mazlum, İbrahim Kaypakkaya’lar Paris Komünü’nden, Sovyetlerden, Çin’den beslenerek gelen devrimci dalganın içerisine girerek yönlendirme cüreti gösterdiler. Bu cüretin temel taşı, savunularını aynı zamanda pratik sahaya yansıtmalarıdır. Çünkü onlar kısıtlı koşullarına ve kendilerini kuşatan gerici tüm çizgilere rağmen bir fikrin varolabilmesinin ancak kitle içerisinde pratikle ilerleyebileceği hakikatini hep bilinçlerinin merkezlerinde var ettiler.

Tıpkı onlar gibi bugün biz de, kalıplarımızı-alışkanlıklarımızı-ezberlenmişliklerimizi yeniden ve yeniden gözden geçirmeliyiz. Eski, yararsız olan ne varsa muhasebesini yapmalı, geriye düşüşlerden dersler çıkararak doğru yöntemlerle, yeni politikalarla, taktiklerle günü, yarını örgütlemeliyiz. İlkeler ve program ışığında, geleceğimize yönelik her türden saldırılara karşı, biran önce ayağa kalkmalıyız. Taktiksel anlamda elde edilen kazanımlar bütünüyle stratejik hedefimizin geliştirilmesinde rol oynamalıdır.

Nasıl ki alanlarımız daraltılıyorsa, burjuvazi birer birer manevralarla önümüze geçme mücadelesini veriyorsa, biz ondan daha sıkı çalışacağız. Yoldaşlık ilişkilerini devrimci-komünist temele oturtarak kitle çalışmalarını geliştirip karşılık vereceğiz.  Aslolan önümüzde duran görevlere sarılma, daha sıkı sarılma ve uygulama zamanıdır!

Mustafa Torlak

  • Yüz Fikir-Polemik kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Patika’ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.

Günün Haberleri

Yüz Fikir-Polemik konulu diğer haberler