Takip Et

Güncel

Tutsak anneleri: “Geri adım atmak yok”

Diyarbakır’da polis saldırısına maruz kalan tutuklu anneleri, tecrit kırılana kadar mücadeleye etmeye devam edeceklerini belirterek, alanlardan ayrılmayacaklarını söyledi

 Diyarbakır’da polis saldırısına maruz kalan tutuklu anneleri, tecrit kırılana kadar mücadeleye etmeye devam edeceklerini belirterek, alanlardan ayrılmayacaklarını söyledi.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’nda 2 gün önce tutuklu yakınları tarafından tecride karşı başlatılan açlık grevleri ve ölüm orucu eylemine dikkat çekmek amacıyla oturma eylemi düzenledi. Oturma eylemine müdahale eden polis, tutuklu annelerini darp ederek, yerlerde sürükledi. Müdahaleye tepki gösteren tutuklu anneleri, tecrit kırılana kadar alanlarda mücadeleye etmeye devam edeceklerini söyledi.

Darp edilen Saruhan: Çocuklarımızın ölümünü izlemeyeceğim

MA’ndan Ruken Demir’in haberine göre, Polis tarafından darp edilen anne Sulhiye Saruhan, Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ve 1 Mart tarihinden itibaren açlık grevinde olan oğlu Mahsum Saruhan’ın durumunun kötü olduğunu söyledi. Polis tarafından darp ve hakaretlere maruz kaldığını belirten anne Saruhan, kolunun morluklar içinde olduğunu dile getirdi. Sadece barış istedikleri için darp edildiğini belirten Saruhan, mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı. 

Alanları terk etmeyeceklerini vurgulayan Saruhan, “Polis bizi darp etmeden önce bize dedi: ‘Gidin buradan İnsan Hakları Derneği (İHD) şube binasında ya da HDP İl binasında oturma eylemi yapın. Burada oturmayın’ dedi. Bundan sonra biz durmayacağız. Ne yaparsa yapsınlar gerekirse dövsünler biz çocuklarımızın arkasında olacağız. Çocuklarımızın ölümünü izlemeyeceğiz. Bütün vicdanlı herkese sesleniyoruz. Çocuklarımız ölmesin” diye ifade etti.

Remziye Alan: Geri adım atmak yok

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinde kalan ve 1 Mart tarihinden bu yana açlık grevinde olan Mazlum Alan’ın annesi Remziye Alan da, kadın polisler tarafından darp edildiğini belirtti. Darp edildikten sonra bazı polislerin annelerin saçını çekerek yerlerde sürüklediğini vurgulayan anne Alan, “Bu zulmü kabul etmiyoruz. Kolumu kaldıramıyorum. Biz bu zulmün altında böyleysek çocuklarımız cezaevlerinde ne halde kim bilir. Büyük bir vahşet yaşanıyor. Biz bu zulmü kabul etmiyoruz. Tecrit kırılana kadar ve bütün halk özgür olana kadar biz de mücadele edeceğiz. Geri adım atmak yok” şeklinde konuştu.  

‘Hangi anne çocuğunun ölmesini bekler’

Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve 1 Mart tarihinde bu yana açlık grevinde olan Mehmet Veysel Ateş’in annesi Aysel Ateş ise, çocukları için alanlarda olmaya devam edeceğini söyledi. Açlık grevlerine sessiz kalındığı taktirde yaşanacak ölümlerden suskun kalan herkesin sorumlu olacağını vurgulayan anne Ateş, “Benim alandaki mücadeleme ne polis barikatları ne de TOMA’lar engel olabilir. Ben çocuğumun mücadelesi için göğsümü gere gere ölüme giderim. Ben ölürsem çocuklarımın sesi olarak ölürüm. Kimse bana evinde otur demesin. Kanımın son damlasına kadar tecridin kaldırılması için mücadele edeceğim. Biz de istemiyoruz kimseyi aciz edelim. Fakat ne uykumuz kaldı ne de yemek yiyebiliyoruz. Hangi anne çocuğunun ölmesini evinde bekler?” diye belirtti.

‘Binlerce insan ölüyor’

Oğlu Ateş’in iki çocuğunun olduğunu belirten anne Ateş, çocuklarının da babalarının hayatlarından endişe ettiğini ve psikolojilerinin bozulduğunu söyledi. Polisin kendilerine sürekli “Sizi buraya HDP getiriyor” sözlerini kullandığını belirten anne Ateş, şunları söyledi: “Bizde polise bizi buraya parti getirmiyor. Ben tutuklu ailesiyim. Bu süreçte ben evimde otursam en büyük ayıbı ben yapmış olurum. Ben evde yalnız ölürsem ölümünün bir anlamı olmaz. Ama ben benim sokaklarda açlık grevindeki çocuklarımızın mücadelesi için ölürsem belki binlerce genci kurtarırım. Sivil toplum örgütleri, CPT ve siyasi partilere sesleniyorum. Çocuklarımız ölmesin. Bu ateş hepimizi yakıyor. Binlerce insan ölüyor.”

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler