Takip Et

Gençlik

SÖH: Göçmenlerden Elinizi Çekin!

Sosyalist Öğrenci Hareketi (SÖH) Suriyeli ve Rojavalı göçmenlerin sınır dışı edilmesine karşı açıklama yayımladı. Açıklamada, “SÖH olarak tüm devrimci-demokrat kurumları bu tehcire karşı mücadele etmeye çağırıyoruz” denildi

“Göçmenler zorla “gönüllü geri dönüş” formu imzalatılarak savaşın sürdüğü bölgeye geri gönderilmektedir”

Göçmenlerin işkence edilerek geri gönderildiğini belirten Sosyalist Öğrenci Hareketi(SÖH) devamında, “AKP/Erdoğan hükümeti, seçimde aldığı başarısız sonuçlar sonrasında “yeni eylem planını” yürürlüğe soktu. Özellikle 23 Haziran seçimlerinden sonra, Suriye ve Rojavalı göçmenlerin yaşadığı bölgelerde göçmen avına çıkan kolluk kuvvetleri, birçok göçmeni yaka paça gözaltına aldı ve ardından eşyalarını toplamasına, ailesi ile vedalaşmasına dahi fırsat vermeden sınırdışı işlemlerini başlattı. Yine aynı şekilde bu işlemler sırasında ters kelepçeye, işkenceye maruz bırakılan göçmenler zorla “gönüllü geri dönüş” formu imzalatılarak savaşın sürdüğü bölgeye geri gönderilmektedir.” dedi.

Sosyalist Öğrenci Hareketinin yapmış olduğu açıklamanın devamı ise şöyle:

“Sınırların açılması insanlık görevi ile değil emperyalist pazarlıkların sonucu olmuştur”

Bu apaçık bir tehcirdir. TC’nin 1951 tarihli Birleşmiş Milletler Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ne coğrafi sınırlama şerhi düşmesi nedeniyle Suriye ve Rojavalı göçmenler devlet nezdinde mülteci değil, geçici koruma statüsündedir. Bu şerh ile birlikte TC Devleti Avrupalı olmayan göçmenleri mülteci statüsüne almamakta ve göçmenlerin temel insani haklarını gasp etmektedir. Şimdi ise geçici koruma statüsünün de altında muamele gören, toplumun büyük bir kısmı tarafından ırkçı saldırılara maruz bırakılan göçmenler hukuksuz bir şekilde, zorla “gönüllü geri dönüş” formu imzalatılarak sınırdışı edilmektedir. Bunun yanında birçok göçmen TC ve cihatçı çeteler için kritik olan İdlib’e, El Nusra çetelerine teslim edilmektedir.[1]

Seçim sonuçlarının en önemli sebebi olan “göçmen krizi” AKP kliğine bazı büyükşehirlerle beraber Bolu, Burdur, Kırşehir gibi AKP’nin güçlü olduğu şehirleri de kaybettirdi. Bu durum birçok “devrimci” kurum tarafından “zafer” olarak karşılansa da açıkça şovenizmin zaferidir. Millet İttifakı’ndan taraf pozisyon belirleyen tüm kurumlar ise göçmen karşıtlığında “niyetli veya niyetsiz” birleşmişlerdir.

Suriye Savaşı’nın çıktığı günlerden bu yana birçok Suriye ve Rojavalı, Türkiye ve Bakurê Kürdistanê’ye göç etmiştir. Biz biliyoruz ki sınırların göçmenlere açılması herhangi bir insanlık görevinin sonucunda gerçekleşmemiştir. Dünya egemenleriyle yapılan kirli pazarlıklar, ekonomik anlaşmalar ve ödenekler ile açılan sınırlar, aynı zamanda göçmenlerin ucuz işgücü olarak kullanılmasıyla burjuvazinin de ihtiyaçlarına cevap olmuştur. Mülteci statüsünde dahi olmayan, hiçbir güvenceleri bulunmayan Arap ve Kürt göçmenler sigortasız, asgari ücretin yarısına günde 16 saate kadar çalıştırılmaktadır. Birçok göçmen iş cinayetlerine kurban giderken, “insan” olarak görülmemekte, bu iş cinayetleri gündem dahi olmamaktadır. Bu sorunlardan kaynaklı Avrupa’ya göçmek isteyen Suriye ve Rojavalılar, her gün Ege denizi ve Meriç nehrinde boğulmaktadır. Tüm göçmen ölümleri cinayettir. Egemenler göçmenleri her gün katletmektedir. Ege denizi ve Meriç nehrini bu katliamların toplu mezarlıklarıdır.

“Suriye ve Rojavalı göçmenler dünya egemenleri ile yapılan kirli pazarlıklarda koz olarak kullanılmıştır”

Bu göç durumu kendiliğinden olan bir şey değildir. Bir savaş gerçekliğinin yarattığı olgudur. Dolayısıyla göçmen krizine değinirken bizim esas alacağımız mesele bu olguyu yaratan sebeplerdir. Dünya egemenlerinin Ortadoğu politikası ve yaratılan IŞİD, ÖSO, El Nusra çeteleri aracılığıyla yürütülen kirli savaş birçok Suriye ve Rojavalıyı göç etmek zorunda bırakmıştır. Ortadoğu siyasetinde konum edinmek isteyen ve buna uygun ittifaklara girişen TC Devleti de IŞİD’e kapalı kapılar ardından, ÖSO’ya da açık bir şekilde lojistik ve askeri destek vermiştir. Bunun yanı sıra defalarca kez Suriye ve Rojava’ya doğrudan askerî harekât düzenlemiş ve Rojava’nın bazı kentlerini işgal etmiştir. Sonuç olarak ABD-AB, Rusya-İran kliklerinin yanında TC Devleti de bu savaşı yaratmış, büyütmüştür. Suriye ve Rojava’daki katliamların da açığa çıkan göç hareketinin de sorumlusudur.

Suriye ve Rojavalılara birçok “güvence,” ev, iş vadederek sınırları açan TC bu göç hareketini siyasal olarak arzulamış, “Sizin ülkenizden bizim ülkemize milyonlarca insan sığındı. Bu artık sadece sizin iç meseleniz değildir. Biz de söz hakkına sahibiz.” diyerek Suriye ve Rojava’daki savaşa müdahil olmanın, işgalin hukuki ve uluslararası zeminini hazırlamaya çalışmıştır.

Bunların yanında Suriye ve Rojavalı göçmenler dünya egemenleri ile yapılan kirli pazarlıklarda koz olarak kullanılmıştır. Süleyman Soylu’nun “Kapıları açarsak Avrupa’daki hiçbir hükümet 6 ay dayanamaz” çıkışları da göçmenlerin nasıl kirli pazarlıkların malzemesi olarak kullanıldığını gözler önüne sermektedir.[2] Göçmenler ABD-AB kliğinin yanı sıra birçok siyasal meselede Rusya-İran ile yapılan kirli pazarlıkların da siyasi kozu haline getirilmiştir. Dolayısıyla TC başından beri göçmen meselesine çıkarcı, işgalci ve şovenist yaklaşmaktadır. Bu sebeple, seçimlerdeki güç kaybının sebebi olan göçmen krizindeki ani tavır değişikliği şaşırtıcı değildir.

“SÖH olarak tüm devrimci-demokrat kurumları bu tehcire karşı mücadele etmeye çağırıyoruz”

Bizler, Sosyalist Öğrenci Hareketi olarak sınırsız ve sınıfsız bir toplumun düş yolcularıyız. Göçmenlerin en temel insani haklarına kavuşmaları önündeki engellerin kaldırılmasını ve mültecilik haklarını savunuruz. Ancak göçmenleri anlaşılan manasıyla mülteci, sığınmacı, misafir olarak görmeyiz. Onları, bu coğrafyanın birer öznesi olarak görürüz. Göçmenlerin haklarını savunmayı, göçmenler ile dayanışmayı enternasyonal komünist hareketin bir görevi olarak görürüz.

Sosyalist Öğrenci Hareketi olarak tüm devrimci-demokrat kurumları bu tehcire karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

Açıklamanın tamamını ve İngilizcesini linke tıklayarak okuyabilirsiniz: https://www.sosyalistogrenci.net/2019/07/27/gocmenlerden-elinizi-cekin/

İngilizce açıklama linki: https://www.sosyalistogrenci.net/2019/07/27/take-your-hand-off-the-immigrants/

[2] https://tr.euronews.com/2019/07/26/istanbul-sinir-disi-edilen-suriyeli-el-nusra-bolgesine-gonderildi-iddiasi-kayitsiz-gocmen

[3] https://www.ensonhaber.com/soyludan-abye-kapilari-acarsak-6-ay-dayanmazsiniz.html

Günün Haberleri

Gençlik konulu diğer haberler