Takip Et

Sergi

‘Mıknatıs ve Ay’: Baskı ve denetim rejimi ile beden ilişkisi

Nilbar Güreş’in son dönem üretimlerine odaklanan ‘Mıknatıs ve Ay’ başlıklı sergisi İstanbul Galerist’te açıldı. Sergide sanatçı türlü baskı ve denetim rejimi ile ilişkisi içinde örtme ve açma, varlığını teslim etme ve yok sayma, kutsal addetme ve lanetli kılma pratikleriyle ilgileniyor

Çalışmalarında özellikle kadın kimliği, kadının toplumdaki yeri, kadın-ev-kamusal alan arasındaki ilişki ve Avrupa’da Müslüman kadınlar gibi toplumsal konulara değinen Nilbar Güreş ‘Mıknatıs ve Ay’ başlıklı sergisi İstanbul Galerist’te açıldı.

Son dönem yaptığı işler ve aldığı ödüllerle dikkat çeken sanatçı Nilbar Güreş’in yeni sergisi “Mıknatıs ve Ay” Galerist’te sanatseverlerle buluştu. Son dönem üretimlerini paylaştığı Mıknatıs ve Ay sergisinde yer alan eserlerinde queer ve trans feminist üretimlerin politik ve imgesel imkânlarını üstlenen Güreş, gündelik pratikler ve çeşitli tahakküm sistemleri bağlamında bedenli bir öznelliğin izini sürüyor.

12 Ekim’e kadar açık kalacak serginin küratörlüğünü üstlenen Kevser Güler sergiyi şu cümlelerle anlatıyor: “Sanatçı, dönüşen, akışkan, kaygan, zevk ve acı duyan bedenlere, bir imge olmakla yetinmeyen faillere, formlara, hareketlere dikkat çekerken, türlü baskı ve denetim rejimi ile ilişkisi içinde örtme ve açma, varlığını teslim etme ve yok sayma, kutsal addetme ve lanetli kılma pratikleriyle ilgileniyor. ‘Mıknatıs ve Ay’, ziyaretçiyi varış limanı belirsiz hayali bir seyahate çıkmaya; dönüşen, akan, uyanan bir ufka hazla yönelmeye davet ederken, Nilbar Güreş’in son dönem üretiminin imgesel ve biçimsel uğraklarını keşfetmeye imkân tanıyacak bir alan açıyor. Göğün karardığı pek çok ana rağmen, ‘Mıknatıs ve Ay’, ufku hatırlamaya çağırıyor.”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü ve Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Resim ve Grafik Bölümü mezunu olan sanatçı, performatif bir yaklaşımla ürettiği işlerinde, fotoğraf, kolaj, desen ve video formlarını kullanarak günlük hayatın gerçeklerini hikâyeleştiren Güreş, bu şekilde kültürel kimlik ve kodları araştırıyor. Güreş’in esprili yaklaşımı aynı zamanda cinsel ayrımcılık, şiddet ve cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekiyor.

Aralarında Porto Müzesi, Seul Bienali, Sao Paulo Bienali ve 11. İstanbul Bienali’nin yer aldığı birçok önemli sergiye katılan Nilbar Güreş, 2012 yılında Avusturya Hükümeti’nin desteğiyle, New York’taki International Studio & Curatorial Program misafir sanatçı programına katıldı. 2014 yılında Otto Mauer ve 2015 yılında 5. BC21 (Belvedere Contemporary) sanat ödüllerini kazanan Güreş, son olarak geçen yıl 30’uncu sanat yılını kutlayan Londra Sanat Fuarı kapsamında verilen De’Longhi Art Projects Sanatçı Ödülü’ne layık görüldü ve işleri fuarın Dialogues bölümünde sergilendi.(Mesele)

Günün Haberleri

Sergi konulu diğer haberler