Takip Et

Kültür-Sanat

Ezilenlerin ezgilerini söylemeye devam edeceğiz

2017 Wan Newroz’unda sahnede seslendirdikleri şarkılar ve yaptıkları konuşmalar nedeniyle haklarında dava açılan Grup Munzur’la son süreçte yaşanan gelişmeleri ve dava sürecini konuştuk.

2017 Wan Newroz’unda sahnede seslendirdikleri şarkılar ve yaptıkları konuşmalar nedeniyle haklarında dava açılan Grup Munzur’la son süreçte yaşanan gelişmeleri ve dava sürecini konuştuk.

Merhaba, bildiğimiz kadarıyla Grup Munzur’un önümüzdeki günlerde bir konserde söylediği şarkılardan kaynaklı bir mahkeme süreci olacak. Bize konunun detayları ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Davaya konu olan iddialar nedir? Sizin buna dair yorumlarınız ve fikirleriniz nedir?

Grup Munzur: Merhabalar, yıllarca sahnede söylediğimiz şarkılar ve yaptığımız konuşmalardan kaynaklı birçok kez davalar açılan bir grubuz. Önceki yıllarda açılan dava ve soruşturmalarına yeni bir dava daha eklenmiş oldu. 21 Mart 2018 Van’da gerçekleştirilen Newroz etkinliğinde birçok sanatçı dostumuz gibi biz de sahne aldık. Kendi müzikal tarzımız ve anlayışımızla sahnedeydik. Hitap ettiğimiz kitleyle güçlü bir bağ kurabildiğimiz ve icra ettiğimiz sanatı hem hissettiğimiz hem de hissettirebildiğimiz coşkulu bir sahneydi. Sahneden indiğimizde yasaklı şarkıları seslendirdiğimiz gerekçesiyle bir gözaltı muamelesiyle karşı karşıya kaldık.

21 Mart 2017 Newroz Van sahnemizde söylediğimiz “Zindana Diyarbekir ve Serhildan Jiyane” eserlerinden ve sahne konuşmalarımızdan kaynaklı kolektif üyelerimiz Buket Şimşek, Burak İkiz ve Selçuk Çelik hakkında örgüt propagandası yapmak iddiasıyla soruşturma başlatıldı.  Sahne konuşmamıza ilişkin iddianamede yazılan suçlama; ‘Kadın erkek arasında cinsiyet ayrımcılığı yaparak toplumun bir kesimini alenen kin nefret ve düşmanlığı tahrik etmek ve örgüt propagandası niteliği taşıyan konuşmalar yapmak.’ Arkadaşlarımız 6 Mayıs’ta 24. Ağır ceza mahkemesinde hakim karşısına çıkacaklar. 

Sömürünün ve zulmün sürdüğü her yerde ezilen halkların dilinden kültüründen kimliğinden ve taleplerinden yana sözümüzü de şarkılarımızı da söylemekten geri durmayacağız, esas suç olanın sanatı tek tip görmek olduğunun bilinmesini istiyoruz. Yaşanmış, düşünülmüş, yaşanmak istenmiş veya hayal edilmiş duygulardan açığa çıkmış eserlerin suç niteliği taşıdığı kesinlikle iddia edilemez. Suç olan düşüncelerimizle, hayallerimizle, gerçeklerimizle var ettiğimiz üretimleri, sanatı tek tipleştirmektir. Diğer önemli bir konu da ataerkil toplumun bir parçası olan yargı sisteminin cinsiyetçi söylem olarak değerlendirdiği suçlamadır. Kadınlara ve kadın haklarını dair söylediğimiz sözler toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı söylenmiş sözlerdir. Toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kadın haklarını savunmak suçsa, bu suçu işlemekten sakınmayacağımızı da belirtelim.

Son süreçte ülke genelinde gözaltı ve tutuklamalarda OHAL’le başlayan bir artma mevcut.  İstanbul’da Grup Munzur kolektifi üyelerinin de yargılandığı davalar var. Yine YÇKM bünyesinde yayınlanan Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi yazı kurulu üyesi Duygu Kıt da tutuklu yargılananlar arasında.  Bunlara dair ne söyleyebilirsiniz? Dava süreçleriyle ilgili gelişmeler nelerdir?

Grup Munzur: Ülkemizde OHAL’e başlayıp devam eden gözaltı ve tutuklamalardan bizlerde nasibimizi alıyoruz elbette. Bildiğiniz gibi birçok kültür sanat faaliyeti yürüten dernek ve kültür merkezleri kapatıldı. Onlarca bilim insanı, akademisyenler, edebiyatçılar, sanatçılar yargılandı ve yargılanmaya da devam ediliyor. Baskıların arttığı bu günlerde ezilenlerin mücadele tarihini ve onun yarattığı değerleri sahiplenmenin suç olduğunu düşünmüyoruz. Bize açılan davaların tek başına Grup Munzur kolektifine veya Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’ne yönelik olmadığını, davaların emekten yana olan herkese karşı açıldığının bilincindeyiz. OHAL öncesine bu ülkemiz topraklarında yıllardan beri devrimci demokrat yurtsever sanatçılar yargılandı cezalar aldılar sürgünlerde yaşamlarını yitirdiler. Yılmaz Güney’ler, Nazım’lar gibi.

2014 -2015 yılı 1 Mayısları, Berkin Elvan ve Aziz Güler’in cenazelerine katılmak, 12 Mart anmalarına katılmak gibi bir çok demokratik eylem ve etkinlik kolektifimizin üyelerinin gözaltına alınmalarına ve tutuklanmalarına gerekçe olarak gösteriliyor. Bu davada kolektif üyemiz Berivan Güler, Erçin Demir ve Sancı Kültür Sanat Edebiyat Dergisi yazı kurulu üyemiz Duygu Kıt’ın tutukluğu devam etmektedir. Yine kolektif üyelerimizden daha önce tutuklu yargılanan Onur Yanardağ’ın ve Burak İkiz’inse tutuksuz yargılanmalarına devam edilmektedir. Duygu ve Berivan 8 Mayıs, Erçin  10 Temmuz ve Burak ise 18 Temmuz’da mahkemeye çıkacaklar.

Son olarak eklemek istediğiniz?

Grup Munzur: Son olarak eklemek istediğimiz. Devrimci sanatımızı icra etmeye ezilenlerin, halkların ezgilerini söylemeye, öykülerini, şiirlerini yazmaya devam edeceğimizi belirmek istiyoruz. Gasp edilen tüm demokratik haklarımıza sahip çıkmak adına, sanatın aydınlığından yana olan bütün dostlarımızı bu mahkemelerimizde bizimle olması dileğiyle. Teşekkür ediyoruz.

Röportaj : Nilüfer Aktağ

Günün Haberleri

Kültür-Sanat konulu diğer haberler