Takip Et

Güncel

Çin Devrimi ve Kaypakkaya Paneli’nin ilk oturumu başladı

Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF), Yeni Dünya İçin Çağrı ve Partizan’ın örgütlediği “Çin Devrimi ve Kaypakkaya 70 Yaşında” panelinin birinci oturumu başladı

SMF, Yeni Dünya İçin Çağrı ve Partizan’ın örgütlediği “Çin Devrimi ve Kapakkaya 70 Yaşında” paneli başladı. Panel Taksim Hill Otel’de saygı duruşu ve sinevizyon gösterimi ile ilk oturumu başladı.

Birinci oturumda, TJA ve Her şeye Rağmen Gazetesi katılım gösterirken Birleşik Devrimci Parti ve Almanya’dan MLPD mesaj gönderdi

Birleşik Devrimci Parti yolladığı mesajın bir bölümü şöyle;

“Kaypakkaya’nın yaşamı yenilmezliğin ve birleşik devrimin kodudur!

Bugün devrimci hareketin ciddi bir bölümünü 71 kopuşunun önderlerinin anmaktan öteye gitmeyip, onların sistemle kopuşlarını görmezden geldiği, onların isimlerini gerçek anlamalarından yalıtıp sade ve yalın bir direnişçi olarak gördüğü-gösterdiği bir dönemde, onların sadece isimlerini anmaktan öteye gidip mücadelelerini, fikirlerini sahiplenen sizleri selamlıyor ve burada bizi yan yana getiren yoldaşlarımıza teşekkürü borç biliyoruz.

Bugün yapılması gereken İbrahim Kaypakkaya’yı, Mahir Çayan’ı, Deniz Gezmiş’i takvimsel bir yad edişten çıkarmaktır. Türkiye sosyalist hareketinin 71 öncesi durumundan kopuş pratiğine iyi bakmalı yeni kopuş ve atılım süreçlerini örgütlemeliyiz. Bu noktada bizim için kopuş ve atılımın bugün ki adı olan Ulaş Bayraktaroğlu’nu da anmak gerekir. Sadece bizim değil bir bütün sosyalist hareketin içine girdiği savunma bataklığına karşın komün güçleri ve özgürlüğün gücünü örgütleyerek kesintisiz devrimci taarruz yolunu çizen Ulaş yoldaş, bu dönemde İbrahim’leşmeyi temsil etmektedir. Ulaş Bayraktaroğlu, önderi olarak gördüğü İbrahim Kaypakkaya’nın kopuş dinamiğinin bayrağını partimiz ve sosyalist hareketin ortasına dikmiştir. Bize düşen görev İbrahim’leşen Ulaş’ı rehber edinmek ve İbrahim’leşmeyi, Ulaş’laşmayı kesintisiz bir şekilde devam ettirmektir

Onların çizdiği yolun en önemli taşları birleşik devrimci mücadeledir. Deniz’ler için Mahir olan biziz, Sinan Cemgil için Kaypakkaya olan biziz, Suruç Katliamının hesabını soran Ulaş biziz. Faşizmi kurumsallaşmasını durdurmak, geriletmek ve ezmek bizim Birleşik Devrimci bir hattı kurup kuramamamızdan geçmektedir.

AKP-MHP faşist ittifakı bizlere birleşik devrimci mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.
İbrahim Kaypakkaya’nın pratiği bizlere birleşik devrimci mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.
Türkiye Sosyalist Hareketinin bilinç bulanıklığı bizlere birleşik devrimci mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.
İbrahim Kaypakkaya’yı kavgamızda yaşatma sözünü veriyoruz.

Panele mesaj gönderen Almanya Marksist-Leninist Partisi (MLPD)’nin mesajı ise şöyle;

“Çin Devrimi ve Kaypakkaya 70 Yaşında” paneline

Sevgili Yoldaşlar, Sevgili Dostlar:

Bizi bu panele davet ettiğiniz için, başta düzenleyen kurumlar olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Partimizin Genel Başkanı GABi FECHTNER’in, ve yine, Partimizin kurucularından ve 37 yıl genel başkanlığını yürütmüş ve teorik dergimizin redaktörü STEFAN ENGEL’in yoldaşça devrimci selamlarını iletiyoruz.

Bu yıl Çin Devrimi 70 yaşında. Enternasyonal proletaryanın büyük öğretmeni Mao Zedung önderliğinde gerçekleşen Çin Devrimi’nin öğretileri ve deneyimleri bizlere hala yol gösteriyor ve göstermeye devam edecektir.

İbrahim Kaypakkaya, o ölmedi ve düşünceleri hala yaşıyor

Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfının Komünist önderi İbrahim Kaypakkaya yoldaş, faşist cellatlara ve tekelci burjuvaziye inat, o ölmedi ve düşünceleri hala yaşıyor. O, işçi sınıfının bilimsel dünya görüşünde, sosyalizm ve komünizm bayrağında yaşıyor ve yaşıyacaktır. Kaypakkaya’nın söylemiyle; “Bu Çelik Aldığı Suyu Unutmayacaktır.” Türkiye işçi sınıfı, “bayatı atıp tazeyi alarak” ve kendi sınıf mücadelesi deneyimlerinden öğrenerek, burjuva iktidarını yıkıp sosyalizmi kurmaya muktedirdir.

Partimiz, üyesi olduğu ICOR (Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütler Koordinasyonu)’u geliştirmek ve güçlendirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır. Türkiye’den de bir çok komünist ve devrimci parti ve örgütler ICOR üyesidir. Enternasyonal sosyalist devrimi gerçekleştirmek için birlikte çalışmayı ve dayanışmayı daha da güçlendirip geliştirmeliyiz.

Dört kıtadan 55 üyesi olan ICOR, başta işçi sınıfı olamak üzere ezilen halkların ve ezilen ulusların kapitalizme, emperyalizme ve faşizme karşı bu mücadelesini geliştirmek ve koordine etmek için önemli bir kuruluştur. Bunu daha da güçlendirip geliştirmeliyiz.

Kriz, onlara dereyi geçerken at değiştirmeye zorluyor

Faşist Türk devleti ekonomik ve politik olarak derin bir kriz içindedir. Türk tekelci burjuvazisinin büyük kanadı (TÜSİAD), sermaye birikiminin tıkanması üzerine, yıllardır desteklediği faşist Erdoğan yönetimine sırtını dönmüş gözüküyor. Kriz, onlara dereyi geçerken at değiştirmeye zorluyor.

Türk tekelci burjuvazisinin işçi sınıfı ve emekçilere, aydınlara ve özellikle de Kürt ulusuna yönelik baskıcı ve katlimacı politikaları artık geri tepmiş bulunuyor. Tekelci burjuvazisinin faşist yönetimi, ne işçi ve emekçileri mücadelesini ne de Kürt ulusunun haklı mücadelesini bastırabilmiş değildir. Tersine, faşizm, onları daha derin bir ekonomik ve politik krizin içine girmekten kurtaramamıştır.

Önümüzdeki günlerde kitlelerin mücadelesinin gelişmesinin somut koşulları olgunlaşmakta ve kitleler üzerlerindeki ölü toprağı atmaktadırlar. Burada komünist ve devrimcilere önemli görevler düşmektedir. Faşist ve gerici baskılara rağmen, komünist ve devrimciler, Türk tekelci burjuvazisinin tüm baskılarına karşı mücadeleyi daha ileri taşıyacaklardır.”

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler