Takip Et

Makale

Bu Mücadele Kazanılır, Bu Direniş Kazanır!

“Kürt ulusu ve halkı, kitleler joplanarak, gazlanarak, tutuklanarak ve işkence görerek nasıl bedel ödeyerek direniyor ise, devrimciler çok daha fazlasını göğüsleyerek direnmek, mücadaleyi kazanıma ulaştırmak durumundadırlar. Sokağa dökülmüş Kürt ulusu ve halkı, devrimci kitleler yalnız bırakılamazlar. Devrimciler mutlaka kitlelerin önünde olmalıdır. Hiç değilse yanında olmak zorundadırlar. Devrimci hareket gündemdedir ve bunda mutlaka devrimciler olmak, önderlik yapmak durumundadırlar.“

Devrimci kitleler kayyım darbesine karşı direniyor. Demokratik meşru iradelerinin çiğnenmesine, hukuksuzluğa, keyfiyetçi tek adam sultasına, sivil faşist dikta darbeciliğine, nihayetinde faşizme karşı direniyor. Kürt ulusuna uygulanan milli zulme, ırkçı-faşist tahakküme ve Kürt ulusal iradesinin yok sayılarak teslim alınmasına karşı direniyor. Kürt ulusu ve halkı direniyor. Onuru için, demokratik iradesi için direniyor. Darbeye, gaspa, faşizme karşı direniyor… Şehirler kararlı ve bir o kadar da muntazam direnişlere tanık oluyor. Faşizmin korku egemenliği devrimci kitlelere ve Kürt ulusuna sökmüyor. Eşik geçilmiş, korku duvarları yıkılmıştır. Büyük kitleler bedeller pahasına meydanları terk etmiyor, direniş büyüyor… Büyük kitlesel mücadelenin patlak vermesi ve devrimci hareketin boyvermesi için koşullar uygun, durum elverişlidir…

Kayyım darbesine karşı direniş her düzeyde meşru, haklı, isabetli ve kazanacak olan direniştir. Meşruluğu kadar, en geniş destek ve sempatiye de sahiptir. Kazanmaması için tek bir sebep yoktur. Kazanması için sebepler yeterli, nedenler mevcuttur. Kazanma siyaseti uygulanması gerekendir. Siyasi moment kazanmaya uygundur. Direnişin tartışmasız meşruluğu ve haklılığı, kitlelerle birleşmiş mevcut seyri, kararlılığı ve destekleri kazanmayı olanaklı kılmaktadır. En geniş demokratik, devrimci ve sosyalist yelpazenin ortak mücadele zeminine çekilmesi fevkalade önemdedir. Devrimci kitleler ve Kürt ulusal kitleleri gerektiği gibi direnmekte, mücadele etmektedir. Örgütlü devrimci hareketin sorumlu yaklaşımla ortak mücadeleyi geliştirerek sürece güç ve dinamizm katması elzemdir. Faşist tek adam sultası geniş ölçekte teşhir olmuş, haksız saldırganlık ve keyfiyetçi hukuksuz darbeciliğinin ipliği pazara çıkmıştır. Direnişin gövdesi aydın kesimi kapsamakla birlikte, burjuva muhalet çeperlerini etkileyerek uluslar arası tepkileri gündeme getiren genişliktedir. En önemlisi de demokratik Kürt ulusu ve devrimci kitlelerin odağında olduğu direniş ve mücadele devrededir, devrimci güç ve kitleler ayaktadır… Bu mücadelenin kazanılması tamamen mümkündür. Bu direnişin başarısı neredeyse kesindir. Bu mücadele kazanılacak mücadeledir. Bu direniş kazanacak olan direniştir. Kazanma siyaseti için moment uygundur. Geriye örgütlü devrimci hareketin ortak mücadele birliği içinde kitlelerin direnişiyle birleşip faşist darbeye yüklenmesi kalmıştır.

Kuşkusuz ki, her direniş ve mücadelenin bedelleri vardır ve olacaktır da. Bu mücadele de belli bedelleri gerektirecek, bedellere malolacaktır. Ancak bu bedeller elde edilecek kazanıma kesinlikle yeğdir. Kazanmak için bedel ödemeyi göze alıp göğüslemek gerekli olan kazanma tavrıdır. Kürt ulusu ve halkı, kitleler joplanarak, gazlanarak, tutuklanarak ve işkence görerek nasıl bedel ödeyerek direniyor ise, devrimciler çok daha fazlasını göğüsleyerek direnmek, mücadaleyi kazanıma ulaştırmak durumundadırlar. Sokağa dökülmüş Kürt ulusu ve halkı, devrimci kitleler yalnız bırakılamazlar. Devrimciler mutlaka kitlelerin önünde olmalıdır. Hiç değilse yanında olmak zorundadırlar. Devrimci hareket gündemdedir ve bunda mutlaka devrimciler olmak, önderlik yapmak durumundadırlar. Yaşanan bu durum, devrimciler ve örgütlü devrimci hareket için adeta bir sınavdır. Bu sınav, hem kitlelerin direniş ve sergiledikleri devrimci hareketine karşı görev ve sorumlulukları bakımından ve hem de faşizme karşı mücadelenin yükümlülükleri bakımından tayin edici göstergedir.

Tek adam keyfiyetçi-hukuksuz, ırkçı-faşist sultasını geriletmek, milli baskı ve zulmünü kırmak için tarihi bir fırsat doğmuştur. Geliştirilecek mücadele, kayyım darbesini geri püskürtme somut hedefinde kilitlenmeli, bu kazanımı sağlama hedefiyle ele alınıp yürütülmelidir. Hedef net ve somuttur. Kayyım darbesi bertaraf edilip gasp edilen belediyeler meşru iradelerine-sahiplerine geri verilmelidir. Bu somut hedeflerle yükseltilip yaygınlaştırılacak kararlı mücadelenin kazanma olanağı son derece büyüktür. Kazanma imkanları her bakımdan mevcuttur. Faşist tek adam sivil darbesinin geriletilmesi, anlamlı ve ciddi bir kazanımdır. Bu kazanım tekçi faşist sultayı somutta geriletirken, faşist saldırganlıkta genel bir kırılma da yaratacak önemdedir. Daha da önemlisi, başta demokratik Kürt hareketi, Kürt ulusu olmak üzere, geniş devrimci halk kitleleri açısından bütük bir moral ve kazanım olacaktır. Devrimci hareket ve mücadelenin gelişmesine önemli katkılar sunacaktır. Dolayısıyla bu direniş ve mücadele tüm olanaklarla büyütülüp en geniş yelpazede pratiğe dökülmek durumundadır. Bunun için örgütlü devrimci hareketin daha sorumlu, duyarlı ve bilinçli davranarak mücadele birliği içinde en geniş ortak mücadeleyi hedeflemesi ve bizzat hayata geçirmesi şarttır.

Her devrimci-yoldaş bu direnişe büyük bir coşkuyla katılıp mücadeleyi kazanımla sonuçlandırma sorumluluğu ve göreviyle yükümlü olduğu unutmamalıdır. Kitlelerle birlikte direnen ve mücadele edenler devrimcidir, kenardan seyredip ahkam kesenler lafazandır…

Günün Haberleri

Makale konulu diğer haberler