Takip Et

Güncel

Bir “adalet” örneği daha: Bir kişiyi öldüren polise, para cezası

Mardin’e bağlı Kızıltepe’de 7 yıl önce İbrahim Kılıç adlı kişiyi öldüren polis memuru İ.K., önce para cezasına çarptırıldı sonra o ceza 24 taksite bölündü. Mahkeme, ölümü ‘Hukuka uygun’ buldu

Kızıltepe’de 7 yıl önce iki aile arasında çıkan kavganın ardından gelişen olaylarda ensesinden vurularak yaşamını yitiren İbrahim Kılıç’ın faili olan polis memuru İ.K.’ye 10 bin 100 TL para cezası verildi. Cezayı 24 takside bölen mahkeme, gerekçeli kararında Kılıç’ın ölümünü “hukuka uygun” buldu.

MA’dan Ahmet Kanbal’ın haberine göre Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, 20 Şubat 2012 tarihinde iki aile arasında alacak meselesi nedeniyle kavga çıkmış, kavgaya karışan Abdulkadir Karaaslan ifadesi alınıp, serbest bırakılmak üzere İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü. Karaaslan’ın götürüldüğü İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde bir süre sonra karşı aileden bir grup toplanmış ve bunun üzerine polisler grubu dağıtmak için gaz bombaları kullanarak, havaya ateş açmıştı. Bu sırada polis memuru İ.K.’nin silahından çıkan kurşun 30 yaşındaki matematik öğretmeni İbrahim Kılıç’ın ensesine isabet etmiş ve Kılıç yaşamını yitirmişti.

‘Biri elime vurdu silah ateş aldı’

Söz konusu olaya ilişkin polis memuru İ.K. hakkında 2015 yılında “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Mardin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2016 yılına kadar devam eden davada, sanık polis İ.K. hakkında beraat kararı verildi. Ancak, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.

Yeniden başlayan yargılamada sanık polis memuru İ.K., “Kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açmak istediğim sırada biri elime vurdu ve silahım ateş aldı” sözleri ile kendini savundu. İddia makamı ise, “Sanığın görevli bulunduğu esnada havaya ateş etmek istediği ancak maktul ile birlikte olay yerinde bulunan şahısların sanığın boğazına sarılması ve sanığa yumruk vurması nedeniyle sanığın meşru müdafaa sınırları içinde eylemde bulunduğu, sanığın meşru savunma halinde olay bütünlüğü dikkate alındığında mazur görülecek heyecan, korku ve telaştan elinde bulunan silahın ateş almasını sebebiyet verdiği, sanık hakkında üzerine atılı suçtan dolayı ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde mütalaa verdi.

24 taksitli para cezası

Mahkeme, polis memuru İ.K.’yi “taksirle öldürme” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, daha sonra vermiş olduğu cezada 1/3 oranında indirime giderek, cezayı 1 yıl 8 aya düşürdü. “Sanığın geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul eden” mahkeme, 1/6 oranında daha indirim uygulayarak, cezanın 1 yıl 4 aya düşürülmesine karar verdi.

Yaptığı indirimlerle de yetinmeyen mahkeme, “Sanığın kişiliği, sosyal ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikleri” dikkate alarak, cezayı 505 gün adli para cezasına çevirdi. Mahkeme, ayrıca 10 bin 100 TL para cezasının 24 ay taksitle ödenmesine karar verdi.

Hukuka uygun

Mahkeme kısa bir süre önce de gerekçeli kararını açıkladı. Kılıç’ın nasıl vurulduğunun sanık polis memuru İ.K.nin “savunmaları ile anlaşıldığını” belirten mahkeme, kolluk kuvvetlerinin olayları engellemekte yetersiz kalması, kalabalık içerisinde silah kullanan kişilerin bulunması durumunda “Polis Vazife ve Salahiyeti Kanunu’nun (PVSK) 16’ncı Maddesi” kapsamında silah kullanma yetkileri olduğunu savundu. Mahkeme, kararının devamında, “Silah kullanma yetkisinin haiz olduğundan silah kullanmada hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu” ifadesini kullandı. Mahkeme, polis memuru İ.K.ye “taksirle öldürme” suçundan ceza verme gerekçesi hakkında ise, “Sanığın hukuka uygun olarak kalabalığı dağıtmak üzere silahını havaya kaldırdığı sırada birinin eline vurması sonucunda silahın ateş alarak maktulün vurulması olayında ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerde sınırın taksirle aştığı anlaşıldığı” iddiasında bulundu.

‘Reform ile yaşam hakkı öncelenmeli’

Kılıç ailesinin avukatı Erdal Kuzu, kararın kolluk kuvvetlerinin karıştığı olaylarda yargının cezasızlık uygulamalarının devamı olduğunu belirtti. Türkiye’de yargının her daim kolluk kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren sivillerin yaşam hakkını ikinci plana attığını belirten Kuzu, “Yargı bu tür kararlar vermeyi sürdürdükçe bu ülkede daha çok insanımız benzer şekilde yaşamını yitirecek. Bu kararlar polislerin çekinmeden silah kullanmaya devam etmesinin önünü açmaktan öteye gitmiyor. Son zamanlarda gündeme gelen yargı reformu tartışmasında PVSK ilk elden düzenlenmesi gereken kanun iken, yaşam hakkının öncelenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler