Takip Et

Dünya

Avrupa’daki sıcak havalar nedeniyle yüzlerce kuş yavrusu öldü

Haziran ayındaki sıcak hava dalgası sırasında Fransa’nın Montpellier kentinde 200’den fazla baştankara yavrusu, ebeveynleri 45 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda avlanamadığı için açlıktan öldü

Ekologlar kavurucu sıcakların yuvalarında bulunan tüm ötücü kuş yavrularını öldürdüğüne dair uyarıda bulundu. 

Haziran ayındaki sıcak hava dalgası sırasında Fransa’nın Montpellier kentinde 200’den fazla baştankara yavrusu, ebeveynleri 45 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda avlanamadığı için açlıktan öldü.

Bilim insanları tüm kıtadaki doğal hayatın mevsim şartlarının keskin biçimde bozulduğunu ve ötücü kuş türlerine ait popülasyonlarda toplu çöküşler olabileceği konusunda uyarıyor.

Independent‘e yer alan habere göre, Londra Zooloji Topluluğu’ndan (Zoological Society of London) araştırmanın baş yazarı Dr. Nathalie Pettorelli “Sıcak hava dalgaları nedeniyle İngiltere’deki kuş türlerinin pek çoğu kuluçka evresinde ölme tehlikesi altında ve bu güçlü seçilim baskısı muhtemelen Avrupa’daki pek çok diğer kuşu da etkiler” dedi. 

Fransa’daki Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’den (CNRS) Dr. Anne Charmantier bu durumu Rachel Carson’ın 1962 basımlı kitabı Sessiz Bahar’a benzetiyor. Kitap insan kaynaklı çevresel bozulma sebebiyle kuş ötüşlerinin olmadığı distopik bir gelecek konusunda uyarıyor.

Dr. Charmantier sözlerine şöyle devam etti:

Montpellier’deki sıcak hava dalgası dünyanın sonu gelmiş gibi hissettirdi. Her yer çok sessizdi. Olumlu bakmak ve bu popülasyonun böyle şiddetli sıcaklıklara uyum sağlayacağını söylemek güç.

Dr. Charmantier 30 büyük baştankara kuşu yuvasından sadece birinin içinde canlı yavru kuşlar bulunduğunu, onların da bulunduklarında ölmek üzere olduklarını söyledi.

Araştırma ebeveyn kuşların muhtemelen sıcak havada uçamadıkları için yavrularını terk etmek zorunda kaldıklarını ortaya çıkardı.

Montpellier caddelerinde bulunan henüz uçamayacak kadar küçük olan 150’den fazla ebabil ve kırlangıç yavrusu muhtemelen taze hava almaya çalışırken yuvalarından düşmüşlerdi.

Normalde yaz boyunca hareketli olan ağustos böceği ve sivrisinekler bile sıcak hava dalgası yüzünden sessizliğe gömüldüler.

Dr. Charmantier “Sokakta konuşan herkes ‘bu normal değil’ diyordu. İnsanlar ve diğer canlılar bu sıcaklıklarda çok fazla zorlanıyor” dedi.

Şehirlerden uzak alanlarda yaşayan ötücü kuşlar için durum aynı, hatta belki de daha kötü olabilir. Ötücü kuşlar uzaklıkları nedeniyle bilim insanları tarafından daha az biliniyor.

Brezilya’nın kıyı ormanlarındaki bataklıkta yengeç avı

 Dr. Charmantier “Büyük baştankaralar çevresel strese karşı fazlasıyla dirençliler. Ekoloji’nin kullandığı model organizmalardan biri çünkü üzerinde kolayca çalışılabiliyor ve onun kadar yaygın bulunmayan ve çalışılması zor kuşlarla benzer metabolizmaya sahipler. Büyük baştankaralar üzerine yaptığımız gözlemleri birçok diğer ötücü kuşa genelleştirebileceğimizi düşünüyorum; onların daha çok etkilendiğini düşünmek için bir sebep yok” dedi.

Tüm dünyada yüksek sıcaklık rekorları kırılıyor ve ölü sayıları yükseliyor.

Geçen günlerde Nature Communications adlı bilimsel yayında hayvanların iklim değişikliklerine ayak uyduracak hızda uyum sağlayamadıklarını oraya koyan bir araştırma yayımlanmıştı. Araştırmacılar büyük baştankara, mavi baştankara ve guillemotlar gibi yaygın türlerin bile tükenme tehlikesi altında olabileceğini söylemişti.

Londra Üniversitesi Royal Holloway Koleji’nden ekofizyoloji uzmanı Dr. Steve Portugal’a göreİngiltere ötücü kuşları artık geçmişe göre yılın daha erken zamanlarında çiftleşiyor. Portugal bunun üreme düzeni üzerinde karmaşık etkileri bulunduğunu söyledi.

Portugal durumu şöyle açıkladı: 

Nisan ve Mayıs aylarında gelen göçmen kuşların yumurta ve yavruları daha yüksek sıcaklıklarla mücadele etmek zorunda kalıyor, bu daha yüksek ölüm oranı ve düşük başarılı üreme ihtimaliyle sonuçlanır. Böyle baskılar kuşların daha erken göç etmesiyle sonuçlanabilir ve üremeyle besine ulaşma arasında uyumsuzluk yaratabilir.

Araştırmacılar küresel değişimlerle karşı karşıya olan hayvan popülasyonlarının dirençleri üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söylüyor. Bu aynı zamanda tehdit altındaki türleri koruyabilmek için en iyi yolu bulmaya yardımcı olabilir.

Dr. Charmantier “İklimin bozulması burada ve şu anda kendini gösteriyor. Bu konuda bir şeyler yapmak zorundayız” diye konuştu. 

Günün Haberleri

Dünya konulu diğer haberler