Takip Et

Ekoloji

6. Kitlesel Yok Oluş Tehlikesi ile karşı karşıyayız

Hayvanların çevreye uyum sağlama hızının, süratle devam eden iklim değişikliğini yakalayamadığı ve hatta büyük baştankara, mavi baştankara, dalıcı martı ve guillemotlar gibi yaygın kuşların bile yok olma tehdidi altında bulunduğu yeni bir çalışmayla ortaya çıktı

Araştırmacılar küresel değişimle karşı karşıya kalan hayvan popülasyonlarının esnekliği üzerine yaptığı analizlerde türlerin yeni koşullara adaptasyonunda problem yaşadıklarını ortaya koydu.

The Independent’a konuşan Leibniz Institute for Zoo and Wildlife Research’ten (Leibniz Hayvanat Bahçesi ve Yaban Hayat Araştırmaları Enstitüsü) Dr. Alexandre Courtiol yapılan araştırmalarda incelenen türlerin yaygın türler olduğunu ifade ederek “Bu durum, araştırmanın zaten nadir bulunan türler için inanılmaz derece kasvetli bir tablo çizdiği anlamına geliyor” dedi.

“Bunlar adapte olmaya devam eden türler ancak onlar bile yeterince hızlı uyum sağlayamıyor” dedi.

Bilim insanları tarafından yapılan araştırmada 13 türün ayrıntılı biçimde incelenmesi sonucunda 4’ü hariç hepsinin tehlike altında bulunduğu ortaya çıktı. İncelenen türler yaygın türlerdi. Bu durum, araştırmanın zaten nadir bulunan türler için inanılmaz derece kasvetli bir tablo çizdiği anlamına geliyor.

Dr. Courtiol konuyla ilgili şunları söyledi: 

Muhtemelen beşeri çevrelere alışmamış bu (ender) türler çok daha fazla mücadele içindedir. Ancak (yaygın) kuşlar ve memeliler değerlendirilince de tablonun çok daha iyi hale geldiğini düşünmüyorum.

Hakemli bilimsel yayın Nature Communications’ta yer alan makaleye göre, Leibniz Enstitüsü’nün ev sahipliği yaptığı araştırmada 64 araştırmacıdan oluşan bir ekip 10 binden fazla bilimsel çalışmayı değerlendirdi.

Grup, yayımlanmış 10 bin çalışma içerisinden sadece 58’inin çalışmaya dahil edilebilecek yeterlilikte bilgi içerdiğine karar verdi. Göz önüne aldıkları ve çoğu kuşlardan oluşan hayvanlar ortalama 29 yıl boyunca detaylı şekilde araştırılmıştı.

Makalenin başyazarı Viktoriia Radchuk da konuya ilişkin şunları söyledi:

“Araştırmamız kuşlara odaklandı çünkü diğer gruplar için çok az bütünlüklü veri bulunuyordu. Ilıman bölgelerde biyolojik olayların zamanlamasının daha erken tarihlere kaymasının artan sıcaklıklarla bağlantılı olduğunu gösterdik.”

Doğadaki hayvanlar değişen iklime uyku, üreme veya göç gibi biyolojik olayların zamanlamasını değiştirerek tepki veriyor. Aynı zamanda vücut boyutu ve kütlesindeki değişim de iklim değişikliğine verilen tepkilerden bir diğeri.

Araştırmacılar bu özelliklerdeki değişimlerin daha yüksek hayatta kalma oranıyla veya yavru sayısındaki artışla ilişki olup olmadığını ortaya çıkarmak için bilimsel yazını taradı.

Bunun sonucunda türlerin yeterince hızlı evrimleştiği takdirde kendi ısınan yaşam alanlarında kalmaya devam edebileceklerini ancak çoğunun zamanında değişmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardı.

Dr. Stephanie Kramer-Schadt de şu ifadeleri kullandı:

“Nadir ve tehlikedeki türlerin uyumsal tepkileri de incelenmeyi bekliyor. Koruma öncelikli böyle türlerin popülasyon devamlılığına dair öngörülerin daha da karamsar olmasından korkuyoruz.”

Araştırmacılar analizlerinin küresel değişimle karşı karşıya kalan hayvan popülasyonlarının esnekliği üzerine yeni çalışmaların sayısını artırmasını umuyor. Bu çalışma, aynı zamanda savunmasız popülasyonlara çözüm üretmenin en iyi yolu olan muhafaza çalışmalarına da yardım edebilir.

Bu en güncel araştırma ayrıca, bir milyon türün mevcut durumda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu öne sürüyor.

Günün Haberleri

Ekoloji konulu diğer haberler